Eğer size krampon reklamı hep “tabanın yakın planı + duman + ağır çekim” gibi geliyorsa, Adidas bu kez başka bir yola saptı. Renk savaşını başlattılar: kırmızı Predator sarı F50’ye karşı. Ve bunu öyle bir sundular ki, sanki bir ayakkabı serisi değil de ideolojisi olan iki kamp çarpışıyor.
Kampanyanın yüzleri de tam anlamıyla “nokta atışı”:
- Jude Bellingham — Predator tarafında (ciddi, olgun, “şimdi her şeyi doğru düzgün hallederiz” modunda).
- Lamine Yamal — F50 tarafında (hız, cüret, genç enerji).
Ve güya her şey adil. İki kahraman, iki siluet, iki dünya. Ama sonra Adidas bir video yayınlıyor — ve göz ardı edilmesi imkânsız bir dengesizlik başlıyor.
“Sarılar”, kusura bakmayın. Burada sizi resmen kadroyla ezmişler
Adidas tek bir videoda öyle bir efsane kalabalığı topluyor ki, F50 tarafının aklına ister istemez şu soru geliyor: “Bize de en azından bir tane futbol tanrısı figüran olarak düşecek mi?”
Karede — Zidane, Del Piero, Xavi, Kaká, Beckham… hatta Pogba bile var.
Ve hayır, bu “sırf beğeni uğruna cameo” değil. Hikâyede gerçekten rol oynuyorlar.
Konu: “Predator” operasyonu. Yönetim: Zizou
Efsaneler, Predator’ı dünyanın dört bir yanına ulaştırmak için gizli bir plan kurguluyor.
Operasyonun başındaki isim Zinedine Zidane; bu da inanılmaz doğru bir görevlendirme. Hatta telefon zil sesi bile “Real Madrid” marşı. Küçük gibi görünen bir detay ama havayı mükemmel kuruyor: sadece bir komutan değil, aurası olan bir komutan.
Sonra videoyu canlı kılan hoş bir ayrıntı geliyor: bazıları casus kod adları alıyor.
Pogba — “Pi”, Del Piero — “Zebra”. Tabii ki “Zebra”. Bunu açıklamaya bile gerek yok.
Adidas’ın gerçekten akıllıca yaptığı bir başka detay: efsaneler kendi ana dillerinde konuşuyor — sanki gerçekten “uluslararası bir karargâh” kurulmuş gibi. Sadece Pogba’yı nedense İngilizce konuşturmuşlar. Senaryoda “Paul mümkün olduğunca global olsun” diye bir madde varmış gibi duruyor. Biraz komik ama neyse — marka sonuçta, uluslararası dil falan.
En iyi an: Del Piero’nun hiç oralı olmaması
Bu efsaneler karnavalının içindeki en insani sahne: Alessandro Del Piero’nun… tereddüt etmesi. F50 ile Predator arasında seçim yapamıyor.
Ve onu “soyuna-sopuna, soyunma odası otoritesine” yaslanarak zorlamıyorlar. O da güzelce, yetişkin gibi direniyor:
“İyi dinle, kararı ben vereceğim ve bunu da ancak hazır olduğumda yapacağım.”







